İlk, orta ve lise eğitimini Ankara’da tamamlayan Ufuk Kucur’un tesbihle tanışması 13–14 yaşlarına dayanıyor. Önce bir merak ve ilgi olarak başlayan bu yolculuk, zamanla üretime dönüştü.
2013 yılında, yalnızca bir zımpara ve zeytin çekirdekleri kullanarak ilk tesbihini yaptı. Bugün hâlâ sakladığı bu ilk eser, onun için bu yolculuğun başlangıç noktası.
Üniversite eğitimini Pamukkale Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünde sürdürürken tesbih yapmaya devam etti. Aldığı siparişlerle harçlığını kazandı, küçük bir atölye kurdu ve öğrencilik yıllarında bu işi yarı amatör bir şekilde geliştirdi.
Klasik anlamda bir ustanın yanında çıraklık yapmadı. Farklı ustalardan edindiği bilgilerle, deneme ve üretim yoluyla kendi ustalığını kendisi inşa etti.
Mühendislik eğitimi ise tesbih sanatına bakışını değiştirdi. Ölçü, oran, geometri ve malzeme gibi mühendislik prensipleri; yıllardır taşıdığı estetik anlayışla birleşti.
Bugün eski ve nadir objelerden, hassas hesaplar ve mühendislik perspektifiyle tesbihler üretiyor.
Ve hâlâ öğrenmeye, denemeye ve kendini geliştirmeye devam ediyor.
Çünkü onun için tesbih ve ustalık sonu olmayan uzun bir yolculuk…

